“Dünya her zamankinden çok daha hızlı gelişim gösteriyor.” Bu cümleyi günümüzde defaten duyuyor ve farklı sektörlerdeki yeniliklerle deneyimliyoruz. Özellikle konu endüstrideki dijital dönüşüme geldiğinde sürekli olarak aynı büyük firmaların isimlerini duyuyoruz. Aslına bakılırsa söz konusu şirketlerin isimlerini sürekli duyuyor olmamızın sebebi dijital dönüşümün yıkıma uğrattığı geleneksel iş modellerini değiştirebilmiş olmaları ya da en azından değiştirebilmiş gibi görünmeleridir. Peki ya KOBİ boyutundaki işletmeler bu dönüşümün neresindeler?
“Dijital araçlar firmalar için önemli faydalar sağlamakta, bilgiye daha iyi ve daha hızlı erişimi desteklemektedir. Personel, tedarikçi ve müşteriler arasındaki iletişimi hem hızlandırarak hem de daha kolay bir şekle sokarak zaman kayıplarını minimize etmekte ve işlem maliyetlerini azaltmaktadır. Tüm dünyada dijital dönüşümün güçlenmesi ile KOBİ’ler dahil olmak üzere şirketler global bir pazar elde ederek tanınırlıklarını maksimize edebilme olanağına sahiptirler. Ama en önemlisi, dijital dönüşüm, çağımızda yeniliklerin kapısını açan en güçlü faktörlerden biri olmuştur.”
Eminim yukarıdaki paragrafta ifade edilenlere de oldukça aşinasınızdır. Peki ya bu içerik, yani dijital dönüşümün faydaları, bu yazının hedefi olan terzi usulü üretim yapan KOBİ’ler için ne anlama geliyor?
Öncelikle geniş bir açıdan bakacak olursak bu ifadeler, ne üretirsek üretelim, kaç personelimiz olursa olsun ya da üretim süreçlerimiz otomasyondan fersah fersah uzak olsa dahi, dijital dönüşümün şirketin varlığını sürdürebilmesi için bir tercih değil, bir zorunluluk olduğu anlamına geliyor. Bu gerçeği kabul etmemiz zaruri ancak henüz bu gerçeği benimseyemediğimizi de raporlar net bir şekilde ifade ediyor. Sayısal veriler ile bu durumu görmek isterseniz TÜRKONFED’in yayınlamış olduğu rapor ve çalışmalara bir göz atabilirsiniz. Verilerle kanıtlanmış gerçeklerin dışında kendi şirketlerimizi ve çevremizdeki tanıdığımız şirketleri kabaca incelesek bile gerçeklerin farkına varmamız uzun sürmeyecektir. Örneğin şu soruların cevaplarını arayalım:
- Şirketim dijital dönüşümü sadece bir web sitesi yaptırmak ya da bir program satın almak olarak mı algılıyor?
- Kaçımız yöneticisinden “Bizim işimiz üretim yapmak, biz ne IT’ciyiz ne de yazılımcı, gereksiz işlerle zaman kaybetmeyin” ifadelerini duyuyor?
- Orta ölçekli sayılacak üretim tesislerinin kaçında dijital dönüşüm departmanı, küçük ölçekli üretim tesislerinin ise kaçında dijital dönüşüm konusunda ciddi mesai harcayan personel bulunuyor?
- Kaçımız dijital dönüşüm ile dijitalizasyonun farkından haberdar?
Bu vb soruları çoğaltabiliriz ancak şimdilik bu kadarı yeterli. Bu sorulara vereceğimiz cevaplar şirketimizin dijital yetkinlik seviyesinin ne durumda olduğuna dair ipuçları taşıyor. Ancak dijital yetkinlik seviyemizi belirlemenin sistematik bir yolu elbette var. Bunun için aşağıdaki görseli inceleyebilirsiniz.
Görsel: FutureGov — Digital Maturity Assessment
Görseli şu şekilde yorumlayabilmek mümkün:
- Terzi usulü proje bazlı üretim yapıyorum ve montaj personelimin önünde sayfalarca Excel ve Word çıktısı var. Öyleyse tartışmaya mahal olmadan dijital dönüşüm yetkinlik seviyem 1’inci basamakta.
- Üretimle ilgili bazı dokümanlara online ulaşabiliyorum ancak örneğin malzeme listesini halen kağıtlara bastırarak takip ediyoruz. O halde 2’nci basamaktayız.
- İşe ait belgelerin yanında sisteme bazı geri bildirimlerde bulunarak, veri topluyor ve bunları değerlendirebiliyoruz. O halde 3’üncü basamaktayız.
- İş süreçlerimiz ile ilgili adımlarımızın tümünün dijital dönüşümü tamamlandı ve iyileştirebileceğimiz noktalar konusunda sistemlerimiz bize yardımcı oluyor ve yol gösteriyor. O halde 4’üncü basamaktayız.
- İş süreçlerimizin dönüşümünü tamamlamış olmakla kalmadık artık tüm personelimiz bu dönüşümün önemini anladı ve gözden kaçan süreçlerin dönüşümü ile ilgili geri bildirimler veriyor ve hali hazırda dönüşümü gerçekleşmiş süreçlerin iyileştirilmesi için fikir beyan ediyorlar. Tebrikler! 5 inci adımdasınız!
Yukarıda görmüş olduğumuz değerlendirme cetveline benzer farklı kaynaklar da bulunabilir ancak burada dikkat çekmek istediğim nokta daha temel bir durum. Şirket olarak dijital dönüşümde hedefimiz her zaman 5’inci basamak olmalı. İçinde bulunduğumuz durumda 5’inci basamağa ulaşmak mümkün gözükmese dahi basamakları tek tek aştığımızda bu hedefin aslında oldukça gerçekçi bir hedef olduğunun farkına varabiliriz.
Peki dijital dönüşüm yolculuğumuzda ne ile karşılaşacağız? Nelere hazırlıklı olmalıyız?
- Kültürel değişim
- Dijital teknolojilerin şirketin tüm katmanlarına entegrasyonu
- Çalışma ve müşterilerimize değer sunma şeklimizde değişim
- Statükoya meydan okumak, denemek ve başarısız olarak tekrar denemek
- Yani konfor alanımızı terk etmek
Diyelim ki bir KOBİ olarak başarılı bir dijital dönüşüm gerçekleştiriyoruz, peki bu başarının elle tutulur getirileri neler olacak?
- Verimlilik artacak
- Maliyetler düşecek
- Daha iyi bir müşteri deneyimi sağlanacak
- Şirket süreçlerindeki veri akışlarında gelecek olan güvenirlilik ile hassas değerlendirmeler mümkün olacak
- Doğru bir dönüşüm stratejisi ile dijital çözümler ölçeklenebilir olarak tüm şirket katmanlarına entegre olacak
- Personelimiz katma değeri olan işlere odaklanabilecek
Peki terzi usulü üretim yapan, her siparişin bir öncekilerden farklı olduğu bir işletmede dijital dönüşüm nasıl uygulanır?
Bu sorunun kolay bir cevabı olmadığının sanırım hepimiz farkındayız. Standart üretim süreçlerinin olmadığı, seri üretimin getirmiş olduğu otomasyon imkanlarından uzak, kimi zaman tamamen manuel yapılan iş adımları olan bir üretim tesisi nasıl dijital dönüşüm yolculuğuna başlar ve başarıyla devam ettiririn cevabını bu yazı dizisinin ikinci bölümünde aktarmaya başlayacağız. Görüşmek dileğiyle dijital günleriniz olsun…